DENEME YAZMA YARIŞMASINDA İLÇE 2.Sİ OLDUK

DENEME YAZMA YARIŞMASINDA İLÇE 2.Sİ OLDUK

Deneme Yazma Yarışmasında dereceye giren öğrencimizi ve emeği geçen öğretmenlerimizi tebrik eder şükranlarımızı sunarız.

ESER ADI: Sözlüğün Sihri

RUMUZ: Leksikograf

               SÖZLÜĞÜN SİHRİ

İnsanın elinde bir sihir olduğunu düşünüyorum. Çünkü dokunduğu her şeyi değiştirebiliyor. Örneğin toprağa bir tohum saçıyor, o tohum fidana ve hatta kocaman bir ağaca dönüyor.   Ya da yardıma muhtaç birisine el uzatıyor, o kişinin hayatı değişebiliyor. Ve insan alıyor kalemini, sihirli bir değnek gibi kullanıp onu, yazıyor. Çünkü anlatacakları var insanın, aktaracakları var okuyanına. En büyüleyici sihirlerden biridir “yazmak” bence. Üstelik yazmak sanattır; insana güzel şeyler aşılar, insanın ufkunu açar. İnsanın yazarken veya okurken kelimelere ihtiyacı vardır. Kelimelerin de en iyi, en doğru anlamları sözlüklerde saklıdır. Açarsın sözlüğü, anlamına bakarsın sözcüğün ve yazarsın.

Canım dilim, Türkçem için bir sözlük yazmak kimin aklına, ne zaman geldi acaba diye sorguladım geçenlerde. Eski zamanlarda sözlük yoktu. Ta ki 1074’e kadar. O tarihte öyle biri vardı ki, ilk Türkçe sözlüğü yazıp Türkçenin ne kadar zengin bir dil olduğunu, hatta Arapçadan bile zengin olduğunu ispatlamak istemişti. Bu kişinin adı Kaşgarlı Mahmut’tur. Kendisi Türk dilleriyle ilgili çalışmalarıyla tanınmış leksikograftır. Peki, leksikograf ne demek? Hemen sözlüğe bakalım. Leksikograf, “sözlükçü” demektir. Bakın yeni bir kelime öğrendik. Yaptığı bu çalışmayla Türkçeye, Türk edebiyatına ve hatta Türk tarihine çok büyük faydaları dokunmuştur. Kaşgarlı Mahmut bu eseri yazarken pek çok Türk boyunu gezip, derlemeler yaparak Divan-ı Lügati’t Türk adlı ilk Türkçe sözlüğü yazmıştır. Pekiyi, Divan-ı Lügati’t Türk ne demek? Edebiyatımızın bu ünlü eserinin adı “Türk Dilinin Toplu Sözlüğü” anlamına gelmektedir.

Düşünsenize birisi Türkçenin zengin bir dil olduğunu göstermek için ilk Türkçe sözlüğü yazıyor. Ne kadar gurur verici değil mi? Bence yazarken Kaşgarlı Mahmud da böyle gururlanmıştır. Kaşgarlı Mahmud bu sözlüğü neden ve nasıl yazdığını açıkladığı ön sözünde bakın ne diyor: “… Cihan hâkimi olan Türklere herkes muhtaçtır. Onlara derdini dinletmek, bu suretle her türlü arzuya nail olabilmek için Türkçe öğrenmek gerekir." Bu cümleler Mahmut’un milletine ve Türkçeye ne kadar bağlı olduğunu göstermeye yetiyor da artıyor bile. Ayrıca Mahmud, bu eserle tam 7500 Türkçe kelimenin Arapça karşılığını vermiştir ve bunu halk dilinden derlediği örneklerle açıklamıştır.  Biliyor musunuz coğrafya öğrenmek isteyenler de bu sözlüğü kullanmıştır. Çünkü eserin içerisinde ilk Türk boyları haritası vardır ve yazar Türk coğrafyası hakkında bilgi vermiştir. Bu eser aynı zamanda bir kültür hazinesidir. Çünkü içinde destanlara, efsanelere, ninnilere, bilmecelere, atasözlerine, deyimlere, inanışlara, giyim-kuşama, halk şiirlerine yer vermiştir. Kaşgarlı Mahmud, Türkçenin Arapçadan üstün olduğunu ispat etmiştir. Çünkü bir dilin sözlüğü varsa o dil kendini ispatlamış olur. Sözlüğün sihri işte burada gizlidir. Türkçemizin nakış nakış işlendiği, tüm inceliklerle gözler önüne serildiği bu sanat eseri tam bir başyapıttır. Bu sebeple olacak ki UNESCO 2024 yılını "Dîvân-ı Lugâti't-Türk Yılı" olarak ilan etmiştir.

 Eser, şuan Ayasofya Müzesi’nde muhafaza edilmektedir. Yolunuz düşerse uğrayın derim. Sonuç olarak, yazmanın önemi ve insanlık üzerindeki faydaları çok önemlidir. Lütfen, siz de yazmaktan asla çekinmeyin.  Her zaman söyleyecek bir şeyiniz olsun ve bunu yazarken de yeni kelimeler öğrenmeyi ve Divan-ı Lügati’t-Türk gibi sözlüklerden faydalanmayı unutmayın. Sözlüklerin sihirli dünyasını açan kapıdan içeri girmekten çekinmeyin. 

 

 

 

 

08.12.2024 154

08-12-2024